Yazdır | Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)

Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi

www.odunpazarihouses.com

Eskişehir’in tarihi ilçesi Odunpazarı gizemi, ihtişamı ve sıcak insanlarıyla sizleri bekliyor.

Bazen olur ya hani, şehrin stresinden, sıkıntısından kaçıp uzak bir yere gitmek ister insan, üzerine yıkılacakmış gibi duran o kocaman binaların arasında sıkışıp kaldığımız zamanlarda hayal ettiğimiz, çocukluk anılarımızı tazeleyerek dinlenmek istediğimiz, birçok ruh haline hitap edebilen özel bir yer ararız ya… işte Odunpazarı böyle özel bir mekan.
 
Osmanlı İmparatorluğu boşuna Cihan İmparatorluğu olmamış; o dönemde şehirlerimiz birer inci tanesiymiş. Eskişehir’in ilk yerleşim yeri olan Odunpazarı da bu inci tanelerinden biri.
 
Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de adından büyük bir övgü ile söz edilen Odunpazarı, bugün seyahatnamede adı geçen sokakların 5’ini aynı ismi ile korumaya devam ediyor.
 
Bütün gizemi ve ihtişamı ile görenleri kendine hayran bırakan Odunpazarı ve onun eşsiz evleri, sizleri görsel ve kültürel bir şölene davet ediyor.
 
Dar sokakların iki yanına sıralanan evlerin bazıları bembeyaz duvarlarının arasında kahverengi çerçeveleri ile bir yağlıboya tablodan fırlamış gibi görünüyor. Bazı evler ise çivit mavisi, kiremit kırmızısı görünümleri ile bu tabloya farklı renkler katıyor.
 
Evler, Osmanlı döneminin kent mimarisinin önemli özelliklerini içinde barındırıyor. Hem yaşam alanı hem de ailenin ekonomik faaliyetine uygun biçimde tasarlanan evlerde genellikle alt katta mutfak, ahır, çamaşırlık veya depo bulunurken aile, yaşamını üst katlarda sürdürüyor.
 
Sivil Türk mimarisinin özgün örneklerinden olan ahşap, çatılar arasına doldurulan kerpiçlerle yapılmış cumbalı evler, yaşlanmışlıklarına rağmen yüzümüze gülümsüyor adeta.
 
Kucaklamaya çalışırcasına sokaklara uzanan cumbaların önünde sedirler yer alıyor ki burada oturanlar sokağı seyredebilsin. Cumbalar genellikle başoda olarak adlandırılan ve evin en geniş odasında bulunuyor ve bu oda işçilik ve süslemeleri ile diğer odalardan ayrışıyor.
 
Evlerin içerisinde geniş dolaplara rastlamak mümkün. Zamanında

yüklük olarak kullanılan bu dolaplar ahşap işçiliğinin de göstergesi. Bugün birçok ev, o dönemin yaşamını gözler önüne serecek biçimde dekore edilmiş ve eşyalar ile zenginleştirilmiş.

Bölgede evlerin yanı sıra döneme özgü Kurşunlu Camii ve Külliyesi de buluyor. Ayrıca bölgenin geleneksel el sanatlarının örneklerini görebileceğiniz tarihi Atlıhan, Eskişehir Sanatları Çarşıları ve Dünya’da sadece Odunpazarı’nda bulunan Lületaşı Müzesi de mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerin arasında.
 
Geleneksel el sanatları cenneti diye bileceğimiz Odunpazarı antika ve ahşap oymacılığı meraklılarının önemli

 

bir uğrak noktası. Beyler Sokakta yer alan antikacı, Kurşunlu Camii Sokakta yer alan ahşap oyuncakçı, bölgeye akın eden ziyaretçilere Odunpazarı’ndan küçük ama çok özel anı objeleri ile sevdiklerine hoş bir sürpriz yapma imkanı sunuyor.
 
Odunpazarı Belediyesi’nin Odunpazarı Evleri’ni Yaşatma Projesi bu tarihi ve kültürel mirasın dünyaya tanıtılması açısından önemli bir girişim. Bu proje kapsamında öncelikle geleneksel Odunpazarı evlerinin yoğun olarak bulunduğu 30 sokakta 300 ev, 3 Camii, 1 Külliye, 2 Kervansaray, 15 Çeşme, 1 Han’in restorasyonu ve aslına uygun yapımı gerçekleştirilmiş ve böylelikle Odunpazarı evleri tüm ihtişamı ile gün ışığına çıkmasına katkı sağlanmış.
 
Bu proje sadece kültürel mirası korumak ve yarınlara taşımakla sonuçlanmıyor. Bölge insanı için ciddi bir ekonomik gelişmeye de kapı açıyor. Yenilenen evler ve başta Odunpazarı Belediyesi olmak üzere ilgililerin yürüttüğü tanıtım faaliyetleri sonucunda her geçen gün daha fazla turist bölgeye geliyor.
 
Pansiyonculuk ve konaklama hizmetleri alanında girişimcilerin sayısı artıyor, ekonomi canlanıyor. Bugün birçok kadın girişimci kendi işletmelerini açmış ve faaliyete geçirmiş durumda. 300 yıllık Hafız Ahmet Efendi konağında konuklarına hizmet veren Gülşen Hanım ve tarihi Atlıhan çarşısında yöresel lezzetler sunan Hacer Hala Odunpazarı’nın lezzet duraklarının başında geliyor.
 
Tüm bunların yanında Eskişehir’in önemli tatlarından biri olan çiğböreğin tadına bakmak isterseniz Kırım Kültür Evi bu konuda en doğru adres. Eskişehir’in en güzel çiğböreğini burada büyük bir keyifle yiyebilirisiniz.
 
 
Tüm bu güzelliklerinin yanında Odunpazarı’nın her sokağı her konağı her an farklı bir sürprizle karşınıza çıkabiliyor. İşte Hafız Ahmet Efendi Konağında yer alan ve Mustafa Kemal Atatürk ve Dönemin İran Şahı Rıza Pehlevi’ye armağan edilen “Gül Asa”. Bir örneği halen Anıtkabir Müzesinde sergilenen “Gül Asa” büyük lületaşı ustası Hafız Ahmet Efendi tarafından yapılmış muhteşem bir eser.
 
Yine Odunpazarı Bölgesinde yer alan 300 yıllık bir geçmişe sahip olan Kaymakam Çeşmesi, bugün hala aynı kaynaktan beslenen tarihi çeşme konuklarına bir yorgunluk suyu ikram ediyor.
 
Eskişehir’e hayat vermiş olan Odunpazarı Belediyesinin gerçekleştirdiği çalışmalarla, yepyeni yüzü ve kimliğiyle gelişimini sürdürüyor. Eğer, tarihle iç içe keyifli bir gün geçirmek ve o dönemin yaşamına tanık olmak istiyorsanız Odunpazarı’nı mutlaka ziyaret edin.